HAYAT SENİNLE GÜZEL

14/6/2007

DOSTLUK İPİ


Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkanı
varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış.Çok
soğuk
bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve
çıkan
yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası.

Günler boyu iş aramış ama bulamamış. Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış,
yine
de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev
sahibinin de
sabrı taşınca, küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş
kendini.

Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki parktan başka
gidecek
yeri yokmuş. Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında.
Açlıktan
ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta otururken, kocaman bir araba
yanaşmış
kaldırıma. Arka kapıyı açmaya çalışan şoförü kızgınlıkla yana itmiş
arabadan
inen yaşlı adam, "Yalnız bırakın beni, parkta dolaşırsam belki sinirim
geçer" diye söylenmiş. Zengin bir işadamı olduğu her halinden belli
olan
ihtiyar, birkaç adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş.

Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle. Birden siniri
geçiveren ihtiyar, "Zavallı adamcağız kimbilir nasıl üşüyordur, ona
nasıl
yardım etsem acaba?" diye düşünmeye başlamış. Oysa terzinin düşlediği
paltonun sıcaklığı değilmiş. O, çok kalın ve kaliteli bir kumaştan
üretilen
bu paltonun sahibine hiç de yakışmadığını ve onun vücuduna uygun
şekilde
dikilmediğini düşünüyormuş. Yaşlı işadamı terzinin yanına yaklaşıp, "Ne
o
evlat, bu ayazda parkta donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim"
deyince, "Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece bu paltonun size göre
olmadığını düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi olduğunuzdan şişman
göstermiş" diye yanıt vermiş terzi. Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli
şaşırmış. Çünkü o da üzerindeki paltoya onca para ödediği halde
kendisine
bir türlü yakıştıramıyormuş.

"Soğuktan titrerken nasıl böyle bir şeye dikkat edebiliyorsun?" diye
soran
yaşlı adam, "Ben terziyim" yanıtını alınca "Benimle gel, hayat hikayeni
yolda anlatırsın" diyerek arabaya bindirmiş bizim terziyi. Bu
karşılaşma,
terzinin hayatındaki dönüm noktası olmuş. Böyle yetenekli bir insanın
işsiz
ve evsiz kalmasına çok üzülen iyiliksever yaşlı adam, terziye bir
dükkan
açmasına yetecek kadar para vermiş. Bunun karşılığında tek istediği
kendi
giysilerini bu genç adamın dikmesiymiş. Terzi yeniden bir işe hem de
kendi
işine başlamanın heyecanıyla deliler gibi çalışmaya başlamış. Bu arada
yaşlı
işadamı da desteğini esirgemiyor, onu kendi çevresinden zengin
kişilerle
tanıştırarak yeni siparişler almasını sağlıyormuş. Küçük dükkan önce
kocaman
bir modaevine dönüşmüş, sonra da pek çok ünlü marka için üretim yapmaya
başlamış. Terzi artık "ünlü işadamı" diye anılır olmuş.

Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş. Terzi çok büyük bir iş
bağlantısı
yapmak üzere yurt dışına gidecekmiş ve uçağa yetişmesine az bir zaman
varmış. Biraz sohbet ettikten sonra yaşlı adam birden fenalaşmış, kalp
krizi
geçiriyormuş. Hemen bir ambulans çağırılarak hastaneye kaldırılmış.
Yeni
işadamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği için uçağa yetişmiş. Yaşlı
adam
krizi atlatmış ve uzun süre hastanede yatmış, bir yandan da sadece bir
kez
telefon ederek durumunu soran terziyi bekliyormuş. Fakat terzi daha çok
para
kazanmak için oradan oraya koştururken bir türlü yaşlı adamı ziyarete
gidememiş.

Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş ki bu sefer de utancından yaşlı
adamın
kapısını çalamaz olmuş. Bir süre sonra terzinin işleri yolunda
gitmemeye
başlamış.

Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış ve elinde kala kala yine küçücük
bir
dükkan kalmış. Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş hemen nerede hata
yaptığını
sormak için. Son derece kırgın olan ihtiyar yine de onu kabul etmiş ama
anlatacağı öyküyü dinledikten sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş. Ve
başlamış anlatmaya: "Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. Ormandaki
bir
kulübede yaşar ve odun keserek hayatını kazanırmış. Bir gün kulübesinde
yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş. O çevrede kimse ona
güvenip iş vermeyince, çıkınını alan oduncu, eşeğine binip yola
koyulmuş.

Ağacların arasında yürürken birinin kendisine seslendiğini
duymuş.Başını
kaldırınca konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş. Bülbül ona "Senin
haline
çok üzüldüm, şimdi öyle bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı
söylemeye başlayacak, sen de onunla gösteriler yapıp çok para
kazanacaksın"
demiş. Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye başlamış.

Oduncu o şehir senin bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı söyletiyor
ve
herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş. Oduncu ve şarkı
söyleyen
eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün yine bir gösteriye yetişmek
için
koştururlarken, bülbülün yardım isteyen sesini duymuş oduncu. Bir kedi
bülbülü yakalamış ve yemek üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama
gösteriye
gitmemeyi, onca parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına bakmadan kaçmış
oradan. Gösteri başladığında ise eşeği her zamanki gibi güzel şarkılar
söylemek yerine sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış.

Oduncu kendisini şarlatanlıkla suçlayan izleyicilerin elinden canını
zor
kurtarmış. İşte o zaman bülbül ölünce büyünün bozulduğunu anlamış. Ben
de
senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün, büyü de o yüzden bozuldu. Keşke
güzel giysiler dikerken dostluk ipliğini koparmasaydın..."

Öyküyü dinleyince hemen çıkıp gitmiş terzi, çünkü söyleyecek bir sözü
yokmuş...

_________________

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

4 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: koyugri | Tarih: 2008-02-08 23:44:07
    Konu: Veda Mektubu
    Şu an elinde tuttuğun bir veda mektubu değil Güzelim.


    Şu an elin de geri dönüşü olmayan bir bilet
    Benden gidiyorsun güzelim benden
    Kaçmış gelmiştin bir fırtınadan
    Derin olmasa da serin bir koydum senin için


    Hoş gelmiştin sefalar getirmiştin bu yaşı yüreğe
    Kavrulmuş bir yürekte açan yeşildin


    Ne salakmışım
    Gitmezsin kalırsın sandım.
    Avuttum kendimi

    Ateşe atmazdın sanmıştım yüreğimi
    Kalırsın sanmıştım güzellim


    Gitme dedim
    Çocukça gitme dedim
    Kal bırakma dedim

    Ne sen başkasının ol
    Ne de ben el adamı olayım dedim

    Ama bıraktın ellerimi ve gittin güzelim
    Benden gittin güzelim ellere

    Bak

    Gittin. Yoksun. LANET OLSUN yoksun

    LANET OLSUN YOKSUN

    Gittt
    Cehennemin dibindesin biletin elinde özgürlüğe
    Hadi gül artık sevin sen istedin
    Hadi git
    Seni bekliyor istediklerin

    Şu an elinde kan var güzellim

    Hayallerimi sana emanet etmiştim
    Her yeri kirli olan biz de
    Onlar günahsız birer piçti
    Acımadın güzellim

    Şu an okudukların masal değil güzellim
    Kahramanları öldü masalların

    Şu an okuduğun bir yafta güzellim
    İnatçılıkla öldürdüğün

    İnada kurban gitmekten korkan
    Bir adamın boynunda

    Şimdi ölü bir inatçının yazdıklarını okuyorsun güzelim


    Aslında sen

    Şimdi son perdeyi seyrediyorsun

    Az sonra alkışlayacaklar bizi
    Bravo diye bağıra çağıra
    Gidecekler

    BRAVO SANA BRAVO

    Neler yaşanmıştı neler güzelim

    Evet, biraz kurguladım ama ben yazmadım güzelim
    Bu sonu ayrılıkla biten senaryoyu
    Bilirsin


    EEE sonrası
    Sonrası dert benim için
    Yalnızlık ve sensizlikte nefes alamamak
    Sonra toprağın atındaki bu adamdan
    Kimsenin olamamış ve artık kimsenin olmayacak
    Bir yaratık doğar.
    Sana benzeyenlerin yataklarında




    SEVİYORUM
    Ne de güzel söyleyi veriyorlar artık

    SENİ SEVİYORUM

    SEVİYORUM AMA
    AMA GİDİYORUM

    Nereye Güzelim seviyorsan nereye
    Sevdiğin buradaysa sen nereye

    KOMİK
    Sevdiğini nasıl sevdiğini biliyorum.
    Ama onun ben olduğunu sanmıştım.
    NE salakmışım
    Bekli de bile bile lades dememişim.

    Komik gülsene güzelim.
    Geride kalan ne peki

    YAŞANMIŞLIKLAR
    UNUTULMAZLAR
    İYİKİLER VE KEŞKELER

    YILLAR SONRA BİR TEBESSÜM

    Sor hadi sor
    Seviyor musun deeee
    YOOKKKKK ARTIK YOKKKKKK


    Peki niye diye
    Gül şimdi
    Gülen ne bilsin beni
    Sen bildin de ne oldu

    ARTIK YOKKK UZZ
    SONUNDA BİTTİ
    GEÇMİŞ OLSUN
    MUTLU OL
    Sakın ama Sakın
    Arama sorma mail atma başkasına yazdıklarını bir daha bana yazma
    Hayata ve sana dair bir şey duymak istemiyorum


    Sen cehennemin dibindesin bense toprak altında

    BİZZZ YOKKKKKUUZZZ ARTIK

    YOKKKKKK
    Ama sadece
    Arada sırada ama sadece kendi yüreğine sorrr

    HADİ SORRRR

    TABİİİİ Kİİİ SES GELECEK YEDİ KAT YERİN DİPİNDEN

    ÇOOOKKKKK

    ÇOKKKKKKK

    Araf ta kaldık güzelim Hep Aşkın Cennetini istedik uzaktan seyrederken. Ama bedeli ödenmemiş bu aşkın yeri cehennem. Şimdi ateşte iki yürek. Araf ta kaldık güzelim Aşk bedel ister. Sonunda bitti. Mutlu ol GEÇMİŞ OLSUN.

    Koyu GRİ

    Bağlantı »

  2. Yazan: canesim | Tarih: 2007-09-09 12:09:33
    Konu: selam
    günaydın keyifli mutlu ve sevgi dolu pazarlar diliyorum sevgilerimle hoşca ve dostça kal

    Bağlantı »

  3. Yazan: canesim | Tarih: 2007-09-04 12:19:50
    Konu: selam
    dostlar okyanusun en derin yerindeki inci gibidir nadir bulunur dostlar gökteki yıldız gibidir baş üstünde tutulur dostlar nefes gibidir öldükten sonra unutulur merhaba dost sevgilerimle:))

    Bağlantı »

  4. Yazan: canesim | Tarih: 2007-09-01 11:50:00
    Konu: selam
    sevgiye tutsagım dostluga köle halimi benzetirler garip bülbüle çaglarım heran dost diye diye elimde çiçekler yüregimde sevgin geldim evine sevgilerimle merhaba dost:))

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »